UA-60611542-1
  • Anasayfa
  • Favorilere Ekle
  • Site Haritası

Özkan PAPATYA

Üşenme! Erteleme! Vazgeçme!

Çalışma Tekniği


ÇALIŞMA
  

Bu sayfada ÇALIŞMA genel başlığı altında sırasıyla aşağıdaki konularla ilgili yazılar yer almaktadır:
- Dinlemek ve not tutmak
- Tekrar

 DİNLEMEK ve NOT TUTMAK

Öğrencinin hem okul derslerinde hem de sınavlara hazırlıkta başarıya ulaşması bir dizi etkinliği sağlıklı olarak uygulamasına bağlıdır. Başarıya giden yolda yapılması gereken etkinliklerin başında “dinleme” ve dinlenenlerin yazılması yani “not tutma” gelir.

Uzmanlar yaptıkları araştırmalarda, insanın öğrendiklerinin %70’ini bir saat içinde, %80’ini de bir gün içinde unuttuğunu ortaya koydular. Uzmanlar, okunanın %20’sinin, okunup sonra dinlenenin % 40’ının, okunup dinlendikten sonra yazılanın da %60’ının hatırda kaldığını tespit etmişlerdir. Ünlü İngiliz edebiyatçı Shakespeare “Dinlememek ve not almamak hastalığı yüzünden başım dertte.” derken bu gerçeğe parmak basmıştır.

Not tutma öğrencinin derse dikkatini çeker. Dikkat öğrencinin derse aktif katılımı demektir. Böylece unutmaya karşı da bir tedbir alınmış olur. Ayrıca iyi bir not tutma eylemi için iyi bir dinleyici olmak gerektiğinden not tutma sayesinde öğrenme verimli hale gelir.

Yapılan araştırmalardan elde edilen verilere göre bilinçli bir dinleme gerçekte 30 saniye kadar sürer.1-2 saniyelik aralıklarla bu süreç sürekli işler. Önemli olan bu boşluklara takılmadan dikkati canlı tutmaktır. Dikkat canlı olduğu sürece öğrenme verimli olur çünkü. Dikkatin canlı olduğu bu süreyi de not tutarak geçirmek gerekir.

İyi bir dinleyici olmak için ön sıralar tercih edilebilir, dersi aksatmamak gerekir, duyular tam kullanılmalıdır. Gözler öğretmende, kulaklar anlatılanlarda, eller anlatılanı yazmada, beyin dinlenileni süzgeçten geçirerek yazma eylemini koordine etmede olursa öğrenme etkili ve de verimli bir şekilde gerçekleşmiş olacaktır.

Not tutmak için ders takibi bilginin sürekliliğinden dolayı çok önemlidir. Bir zincirin iş görebilmesi için bütün halkalarının tam olması gerekir. Bir tanesi bile eksik olsa zincir iş görmez. Bilgiler birbirine bağlıdır. Birinin bilinmesi diğerinin bilinmesini, birinin öğrenilmesi diğerinin öğrenilmiş olmasını gerektirir. Not tutmanın verimli olması bütün dersleri mümkün olduğunca takibe bağlıdır.

Not tutmayıp da başkalarının tuttuğu notları kullanmak verimli olmaz. Çünkü not tutma özel bir eylemdir ve her birey kendi anlayacağı tarzda bu eylemi gerçekleştirir. Kişinin tuttuğu notlardan en verimli şekilde sadece kendisi yararlanır. Kaçırılan bir dersin notunu başkasından almak da sonuç almak bakımından etkisizdir. Bilgilerin kopuk kopuk olmaması için not bizzat öğrencinin kendisi tarafından tutulmalı bunun içinde ders takibinde ısrar edilmelidir.

Ders takibi not tutmayı sağladığı gibi anlatılan dersin anlaşılmasını da kolaylaştırır. Not tutarken anlatılanları dinlemek beyin süzgecinden geçirmek hem derse dikkati artırır hem de sıkılmayı engeller. Not tutmakla öğrenci derse aktif katılım sağladığından not tutma uyanıklığı yani dikkati artırır. Derse konsantre olmayı sağlar. Anlamayı ve akılda tutmayı kolaylaştırır.

Not tutarken anlaşılır tarzda kısaltmalar yapılabilir. Ayrıca öğretmenin vurguladığı tekrar tekrar üzerinde durduğu bölümler işaretlenmelidir. Bu bölümler sınavlarda soru olarak gelebilir.

Tutulan notların sonradan temize geçirilmesinin yani derste yazılanların eve gidince düzgün bir şekilde yeniden yazılmasının öğrenmenin kalıcılığı ve en etkili öğrenme tarzlarından olan yazarak çalışmayı sağlamasından dolayı büyük faydaları olur. Ayrıca tekrar öğrenmenin en etkili yöntemlerinden bir diğeridir. Temize geçirme eylemi gerçekte başlı başına bir tekrar çalışması niteliğindedir. Böylece bilgiler tazelenir. Bilgileri hafızaya alma oranı yükselir. Unutma engellenir. Ayrıntılar arsındaki farklar belirlenir. Anlaşılamayan bölümler tespit edilerek öğretmenden yardım isteme imkanı elde edilerek öğrenme verimli hale gelmiş olur.

Uzmanlar eğitimi “İnsanın öğrendiklerinin unuttuktan sonra akılda kalanıdır.” şeklinde tanımlamışlardır. Öyleyse dinleme ve not tutma daha sonra da tutulan notları gerek temize geçerek gerekse okuyarak gözden geçirme “geriye kalan”ı artırır. Öğrenme ve hafızaya almayı yükselten dinleme ve not tutma daha az çalışma da demektir. Çünkü yazarak çalışma yapılmakta öğrenme kısa sürede etkili bir şekilde gerçekleşmekte tutulan notların gözden geçirilmesiyle de unutma engellenmektedir. Burada dikkat edilecek husus tutulan notların günü gününe gözden geçirilmesidir. Eve gidilince defteri kitabı bir tarafa fırlatıp uyumak ya da başka bir iş yapmak daha sonra bu işler için daha fazla vakit ayırmayı gerektirir. Öğrenilen sıcağı sıcağına tekrar edilirse hafızaya alma ve uzun süreli öğrenme gerçekleşir.

 TEKRAR

Sınavlara hazırlık uzun bir maratondur. Bu maratonun belirli aşamalarında belirli çalışmalar öne çıkar. Bu çalışmalardan birisi ve en önemlisi de "tekrar"dır.tekrar başarının anahtarıdır.

Unutma, öğrenmeden sonra olabilecek bir sorundur ve normaldir. Kişi, öğrendiklerinin %70’ini 1 saat içinde, % 80’ini de bir gün içinde unutur.

20 – 40 dakikalık bir ders süresinden sonra 10 dakikalık bir tekrar çalışması yapmanız en uygun olanıdır. Tekrar bir defalık bir çalışma değildir. Öğrencilerin yanılgıya düştükleri noktalardan biri çalışma sisteminde dersin başında geçen sürenin çokluğunun öğrenmeyi artıracağı düşüncesidir. Oysa bu düşünce yanlıştır. Tekrar yapılmazsa kalıcı öğrenme olamayacaktır. Öğrenilenlerin kalıcı duruma gelmesi için tekrarların sıkça yapılması gerekir. Dersten hemen sonra yapacağınız 10 dakikalık bir tekrardan sonra dersi öğrendiğiniz (işlediğiniz) günün akşamı 2-4 dakikalık yeni bir tekrar; dersten 24 saat sonra yine 2- 4 dakikalık bir tekrar; bir hafta sonra 5 dakikalık bir tekrar; bir ay sonra ise yine 5 dakikalık bir tekrar yapmanız öğrendiklerinizin kalıcı olmasını sağlayacaktır. Bu tekrarları aylık olarak yinelemeli, özellikle sınava altı hafta kala tekrar çalışmalarını yoğunlaştırmalısınız. Çünkü kalıcı öğrenme ders çalışma başında geçen süreyle değil, tekrar sayısı ve süresiyle doğru orantılıdır. Yapılan araştırmalar, çok tekrar edilen bilgilerin daha kolay hatırlandığını göstermektedir. D. R. Jakobsen, lise öğrencileri üzerinde yapılan araştırmalarda notlarını periyodik olarak gözden geçiren öğrencilerin notlarını gözden geçirmek suretiyle tekrar etmeyen öğrencilere göre daha başarılı olduklarını söylemektedir.

Eğer tekrar çalışması yapmazsanız, öğrendiklerinizi belli bir süre sonra unutmanız kaçınılmaz olacaktır. Yani öğrendikleriniz için harcadığınız zaman boşa gidebilir. Yeni öğrendiğiniz bilgileri, eskileri tam bilmeden anlayamazsınız. Çünkü bilgiler tuğla gibidir. Biri diğerinin üstüne konur. Duvarın ortaya çıkması eski tuğlaların yerinde olmasını gerektirir. Eski bilgilerinizi hatırlayamazsanız her defasında yeniden öğrenmeye çalışacaksınız. Yani hep aynı yere, aynı tuğlayı koyacaksınız. Bu da müthiş bir zaman kaybı demektir. Böyle bir durum sizi sıkabilir ve ders çalışmadan soğutabilir. Ayrıca tekrar çalışması yapmazsanız, eski öğrendiklerinizle yeni öğrendikleriniz arasında sağlam bir bağlantı kuramaz, öğrenmeyi tam anlamıyla gerçekleştiremezsiniz.

Uyku ve öğrenme üzerinde yapılan bazı araştırmalar uykudan önce yapılan tekrarın bilgiyi hafızaya almada etkili olduğunu ortaya koymuştur. Araştırmalarda, rüya görülen uyku esnasında salgılanan bazı hormon benzeri maddelerin, yeni öğrenilmiş bilgileri pekiştirdiği belirlenmiştir. Dolayısıyla yatmadan önce yapacağınız 10 dakikalık bir tekrar çalışması, yeni öğrendiğiniz bilgilerin hafızaya yerleşmesi bakımından mükemmel bir fırsattır. Yine araştırmalar sabah yapılan tekrarın da öğrenme adına çok verimli olduğunu ortaya koymuştur. Bu bakımdan yatmadan önce yaptığınız tekrar çalışmasını sabah yinelerseniz kalıcı bir öğrenme için başarılı bir çalışma yapmış olursunuz.

 Tatil, birinci dönemki konuların tekrarını yapmak için büyük bir fırsat. Bu fırsatı en iyi şekilde değerlendirenler, sınav sonuçları açıklandığında gülenlerden olacaklardır.

 


Yorumlar - Yorum Yaz